Şalvar, Bisiklet ve Süslü Kadınlar

Şalvar, Bisiklet ve Süslü Kadınlar

1896’da ABD’li kadın hakları savunucusu Susan B. Anthony‘nin ismini ve bisikletin kadının özgürleşmesi yolunda her şeyden daha fazla rol oynadığını  sık sık okumuş olmalısınız; peki Anadolu’da giyilen şalvarın bu süreçteki önemli rolünü ve etkisini hiç duydunuz mu?

1800’lü yılların sonunda bir bisiklete sahip olmanın halen lüks olduğu koşullarda üst sınıflara mensup kadınlar, üzerlerindeki erkek egemen kuşatmayı hafifletmek için bisikletin sunduğu yeni özgürlük alanlarından yararlanmak istemiş ancak o dönemde giyilen kat kat elbiselerin, son deliklerine kadar sıkılan korselerin  bisiklete binmek için hiç de pratik olmadığını fark etmişlerdir.

Victorian bicycle suits 1896

Pedal çevirirken bacaklarının görünmesini engelleyecek ama aynı zamanda rahatça bisiklete binecekleri bir kıyafete ihtiyaçları vardı.

‘the bloomer dress’ yani şalvar

Amerikalı aktivist Elizabeth Smith Miller‘ın resimlerde görüp çok beğendiği, Anadolu’da giyilen sadece ayak bileklerini ve beli saran ancak bol bir pantolon olan şalvarı örnek alarak hazırladığı kıyafeti Amelia Jenks Bloomers görür.

 

bloomers dress

Bloomers, kadınların seslerini duyurmasını sağlayan ilk derginin sahibi ve yazarı olarak şalvarlı fotoğraflar çektirir ve fotoğraflarını dergide yayınlar.  Bu makaleler bir süre sonra The New York Tribune tarafından da yayınlandığında şalvarın ismi ‘bloomers dress‘ olarak ünlenir ancak Amelia basın tarafından ağır bir şekilde eleştirilir ve  sokakta saldırgan söz ve davranışların hedefi olur. Ancak bu durum onun kadın kıyafetleri reformuna olan etkisini önleyemeyecektir.

1851’de Amelia Jenks Bloomer ve kadın hakları savunucusu Susan B. Anthony tanışırlar ve  kadın hakları savunucusu Susan B. Anthony bisiklet üstündeki kadınların ‘özgür, kısıtlanmamış kadınlığın resmi’ olduğunu söyler.

Bundan yüz yıl önce İngiltere’de kadınların oy verme hakkına sahip olması için bisikletle mahalle mahalle dolaşarak kadınları bilgilendiren Alice Hawkins’i de atlamamalıyız.

Şalvardan sonra Süslü Meydan Okuyuş

19. yy’ın sonlarında bisiklete binen kadının giyim tarzı geleneksel kodlara meydan okumuştur. Bisiklete sahip olan kadın artık seyahat için eşine bağımlı değildir, bu olanağın artçıları kadına coğrafi olduğu kadar toplumsal, ekonomik ve siyasi bağımsızlığının artması olarak da geri dönmüştür.

21.yy’ın başında ise kadınlar bir kez daha meydan okuyorlar. Bu sefer de erkek egemen bisiklet dünyasının erkekler tarafından yazılan kıyafet koduna! Bisiklet binmek için ‘onu da tak bunu da giy’ diyen erkeklere ‘ben bisiklete süslü püslü bineceğim, hatta bisikletime balon ve çiçek bağlayıp’ gezeceğim diyen kadınların kollektif etkinliği ‘Süslü Kadınlar Bisiklet Turu‘ ilk kez 2013 yılında İzmir’de yapıldı.

Süslü Kadınlar Bisiklet Turu ‘bir defile’ değil, yaklaşık 60 şehirde eş zamanlı olarak olarak yapılan bir kadın hareketi ve farkındalık çağrısıdır. Kısaca ‘bana karışma‘ demektir.

Turun fikir annesi Sema Gür ile yıllardır etkinliği koordine etmekten son derece mutluyum.

Bu yıl, etkinlik altıncı kez 23 Eylül 2018‘de sadece Türkiye’de değil yurtdışında da eş zamanlı olarak yapılacak. Ben bu yıl İzmir Süslü Kadınlar Bisiklet Turu’na değil,hazırlıklarına son hızla devam ettiğim Milano Süslü Kadınlar Bisiklet Turu‘na katılacağım. Kadınların özgürleşmesine şalvardan sonra bir de Süslü Kadınlar Bisiklet Turu ile katkımız olacağına inanıyorum. Süslü Kadınlar Bisiklet Turu’nun yapıldığı şehirlerin listesi için tıklayın.

Şalvar, Bisiklet ve Süslü Kadınlar yazısı ilk önce bisikletizm üzerinde ortaya çıktı.

Slovenya Bisiklet Turu

Slovenya Bisiklet Turu

Ormanları, mağaraları, şatoları ve kartpostal gibi köyleri ile Slovenya, Avrupa’nın en güzel bisiklet turizmi destinasyonlarından birisi olmaya aday.

slovenya-bisiklet-turu

Son yıllarda her ne kadar Bled Gölü sayesinde sosyal medyada sık sık fotoğraflarını gördüğümüz Slovenya’nın bisikletle keşfetmek için harika bir ülke olduğunu söyleyebilirim. Doğayı koruma bilincinin erken yaşlarından itibaren çocuklara aşılandığı bir ülkede ormanlarda hala vahşi hayvanlar yaşıyorsa, el değmemiş, değse bile dikkatle korumayı bilen bir ülkede bisikletle seyahat etmek paha biçilmez.

slovenya bisiklet rotasi

Mayıs ayında İtalya’nın Adriyatik kıyısında bulunan Trieste kentinden Ljubljana’ya, Slovenya’nın güneyinde bulunan Green Karst bölgesinin doğal ve tarihi güzelliklerini keşfettiğimiz bisiklet turunu bir haftada tamamladık.

Slovenya Bisiklet Turu

Trieste

Trenle Trieste’ye ulaşmak çok kolay. Trieste’den Slovenya’ya geçiş ise çok basit. Artık kullanılmayan tren yolunun bisiklet yoluna dönüştürülmesi ile hayata geçirilen parkurda bir yandan denizi arkamızda bırakırken, bir yandan da yemyeşil ormanlarla kaplı Slovenya’ya keyifli bir şekilde giriş yaptık.

slovenya-bisiklet-turu

Postojna

Slovenya’nın Kozina şehrine ulaştıktan sonra trafiğin az olduğu yolları tercih ederek önce Predjama Kalesini ziyaret ettik, efsanesini dinledikten sonra Postojna şehrine pedal çevirdik. Postojna, başkent Ljubljana ve Bled Gölü’nden sonra ülkenin en çok ziyaret edilen şehri. Bu minik şehir ününü tam 200 yıl önce keşfedilen Postojna mağarasına borçlu. Bugüne kadar 38 milyon ziyaretçi ağırlayan mağara, bir turistik komplex gibi. Günler öncesinden rezervasyon yapılan, mağaranın içinde kısa bir tren yolculuğunun yapıldığı çok büyük bir mağara.slovenya-bisiklet-turu

 

Pivka

Postojna’dan sonra Green Karst (yeşil karst) bölgesini keşfetmek üzere dairesel bir tur yapmaya karar verdik. Kireçtaşlarının erimesi ve suda eriyik haldeki kireçlerin tekrar birikmesi sonucunda oluşan karst coğrafyası, muhteşem doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Yer üstünde ‘kaybolan göller’ , yer altında ise binlerce mağara bulunuyor.

slovenya-bisiklet-turu

Pivka nehrinin oluşturduğu vadide, yemyeşil orman yollarında pedal çevirerek Prem şehrine ulaştık. Kaleyi gezdikten sonra yine ormanların içinden geçen bazen asfalt bazen de toprak yolları kullaraka Ilirska Bistrica‘ya vardık.

Masun

Rotamızı ülkenin en yüksek dağı Sneznik (1796 metre) ‘e çevirdik ve ‘Ayılar Ülkesi‘ olarak anılan Masun‘a ulaştık. Ülkenin en iyi korunmuş ormanında 500’den fazla ayı yaşıyor. Ama korkmayın, hiçbiri insanlarla burun buruna gelmeye hevesli değil. Karşılaştığımız herkesten ayılarla ilgili onlarca hikaye dinleyerek yola devam ediyor ve Sleznik Kalesine ulaşıyoruz.

slovenya-bisiklet-turu

Slovenya’nın en güzel kalerinden biri olduğunu söyleniyor. İçindeki mobilyalar, şatonun en son sahiplerine ait ve özenle korunmuş.

Stari trg pri Lozu

İsmini söylemek çok zor ancak Stari trg pri Lozu ve çevresi harika doğal güzellikler barındırıyor, hem de isimlerini söylemek nispeten daha kolay. Krizna Mağarası’nı mutlaka ziyaret etmenizi öneririm.

slovenya-bisiklet-turu

Ülkede 13.000 mağara bulunuyor, en ünlüsü Postojna Mağarası ancak giriş hem biraz pahalı hem de mağaranın doğal ortamı yok olmuş. Krizna Mağarası her yıl belirli sayıda ziyaretçi kabul ediyor. Mağaraya sadece rehber eşliğinde giriş yapılabiliyor ve içeride ışık, beton dökülmüş yürüyüş yolu vs yok. Mağaraya girerken herkese birer el feneri veriliyor, içerideki gölde kısa bir bot gezisi var. Yer altında yaşamı tanımak için harika bir fırsat.

Cerknica

Yolumuzun üzerindeki Bloke Gölü’nün kenarındaki camping’de birşeyler yedikten sonra ‘bir var bir yok’ Cerknica Gölü‘ne ulaşıyoruz. Karst topoğrafyasının en önemli gölü Cerknica’nın su seviyesi günlük olarak değişiyor. Bir sabah yemyeşil bir ova oluyor, ertesi sabah ise ormanın renklerini yansıtan uçsuz bucaksız bir göl.

slovenya-bisiklet-turu

Vrhnica

Cerknica’dan önce Rakek’e ardından Logatec’e ve ardından Vrhnica’ya yan yolları kullanarak ulaşıyoruz. Vrhnica’dan Ljubljana’ya kadar ise işaretlendirilmiş bir bisiklet yolu var.

Ljubljana

Slovenya’nın başkenti Ljubljana 2016 yılından Avrupa’nın en yeşil başkenti seçildi. Yeşil başkent ünvanını taşımak için şehirdeki ağaçlandırmanın yanı sıra sürdürülebilir ulaşım, atık dönüşümü, kaynak kullanımı gibi konularda ciddi yatırımların tamamlanmış olması gerekiyor. Ljubljana bu konuda hayran kalınacak bir kent. Şehirde bisiklet kullanımı çok yaygın çünkü tüm yollar bisiklete öncelik verecek şekilde yeniden tasarlanmış. Yayalaştırılmış bölgelerde ise bisiklet sadece ‘misafir’.

Slovenya: Ulaşım

Slovenya’nın başkenti Ljubljana’ya THY’nin düzenli uçak seferleri bulunuyor.  Kuzey İtalya’nın Milano, Bologna veya Venedik kentlerine uçakla gelip trenle Trieste’ye ulaşım alternetifi de değerlendirilebilir. Trieste’den Slovenya sınırına 18 km’lik bisiklet yolunu kullanarak ulaşabilirsiniz.

Slovenya: Konaklama

Ljubliana’da şehir merkezinde bisiklet dostu Hotel Park’ta konakladık. Bisikletler için kapalı ve güvenli garajı var.

Green Karst bölgesinde ise ‘tourist farm’ olarak adlandırılan çiftlik evlerinde konaklanabiliyor. Postojna yakınlarındaki Landol kasabasında Lipizzaner Lodge, Finlandiyalı ve İngiliz bir çifte ait. Otel sahibesinin en sevdiği yazarın Yaşar Kemal olduğunu öğrendiğimde çok guru duydum.  Pivka yakınların bulunan Naris kasabasında ise Pri Andrejevih adındaki aile işletmesi bir çiftlik evinde konakladık. Yemekleri bahçelerinde yetiştirdikleri ürünlerle anne yapıyor, gelin servis işi ile ilgileniyor, oğlu ise müşterilerin tüm sorularına samimi bir şekilde cevap veriyor. Stari trg pri Lozu kasabasında ise ülkenin en ünlü ressamı Benjamin Znidarsic’e ait Ars Viva Youth Hostel‘de kaldık. Hostel ismi biraz aldatıcı çünkü burası benim gördüğüm en güzel otellerden birisi.

Slovenya: Yemekler

Küçük köylerde market veya restoran bulmak zor olduğu için, şehirlerdeki süpermarketlerden yiyecek ve diğer ihtiyaçları karşılamak önemli. Tourist Farm tabelası görürseniz, öğle yemeği için çekinmeden kapılarını çalabilirsiniz. Slovenya mutfağı, çok leziz yemeklerle dolu.

Slovenya Bisiklet Turu yazısı ilk önce bisikletizm üzerinde ortaya çıktı.

Roma: Bisikletle Keşif

Roma: Bisikletle Keşif

Dünyanın en güzel şehri olan tabir edilen Roma’yı daha önce gezenler bilirler; Roma’yı gezmek demek saatlerce yürümek demektir. Ayaklarınıza yeterince kara sular indiyse o zaman Roma’yı bir de bisikletle keşfetmeye ne dersiniz?

Roma’daki mutlaka görülmesi gereken 5, 10, 20  yer vs listelerini eminim okudunuz ve geziye çıkmadan önce iyi bir turist olmak için ödevinizi yaptınız.  Konaklama, yeme-içme konusunda da arkadaşlarınızdan tavsiyelerini aldıysanız o zaman benim size Roma tatiliniz için tavsiyem, rehberli veya rehbersiz yarım günlük bir şehir bisiklet turu.

‘Roma’da 7 tepe var, ben yokuş çıkamam ki’ diyenlere de güzel bir haberim var. Roma’da e-bike (pedal destekli bisiklet) kiralayan yerler de var.

ROMA-Bisiklet-gezi

Roma’da Nereden Bisiklet Kiralanır?

Son yıllarda belli bölgelerin özellikle hafta sonları trafiğe kapatılması ve parklarda bahçelerde bisikletle gezmenin serbest olması nedeniyle, turistlere bisiklet kiralayan yerlerin sayısı da oldukça arttı.

Bici&Bici, (bisiklet ve öpücük) günlük 10 Euro’ya klasik bisiklet, 25 Euro’ya e-Bike kiralayabilirsiniz.

Bilgi için: bicibaci.com/en

Bikeaway, katlanır bisiklet, klasik bisiklet, MTB ve e-Bike kiralıyor.

Bilgi için: bikeaway.it

Bicicletta Italiana, kısa ve uzun süreli bisiklet kiralama hizmeti veriyor aynı zamanda tur seçenekleri de var.

Bilgi için: biciclettaitaliana.com

roma-bisiklet

Roma Rehberli Bisiklet Turları

Bici&Bici, bisiklet kiralamanın yanı sıra aynı zamanda toplam 3 bisiklet turu sunuyor.

Roma Klasik Şehir Turu, 3 saatlik tur toplam 10 km ve oldukça kolay bir parkur. Turistik bölgede sabahın erken saatlerinde rahat ve eğlenceli bir tur yapabilirsiniz.

Roma – Via Appia, toplam 15 km olan ve 3 saat süren turun odağında arkeoloji-doğa-kültür var. Zamanda yolculuk yapmak için ideal.

Roma – Panoramic, toplam 15 km ve 4,5 saat süren bisiklet turu, Roma’nın tepelerinden şehrin nefes kesici manzarasını görmek için ideal.

Bilgi için: bicibaci.com/en

Giro in Giro in Bicicletta, Roma’nın içinde ve dışında bisiklet turları düzenliyor.

Bilgi için: giroingiroinbicicletta.com

Cyclamine, kısa bir süre sevgili arkadaşlarımın hayata geçirdikleri bir proje. Sanatı ve bisikleti birleştirerek oluşturdukları tur Roma’yı farklı bir açıdan görmenizi sağlayacak.

Anna ile Roma’yı bisikletle keşfetmek isterseniz, haftanın 3 günü sundukları turları buradan rezerve edebilirsiniz.

Roma Bisiklet Rotaları

Roma’nın içini yürüyerek gezerim ama etrafında ne var ne yok çok merak ediyorum diyorsanız, o zaman haritadaki bisiklet parkurlarını deneyebilirsiniz.

roma-bisiklet-rotalari

Keyifli Romalar!

Roma: Bisikletle Keşif yazısı ilk önce bisikletizm üzerinde ortaya çıktı.

Gran Canaria: Minyatür Kıta

Gran Canaria: Minyatür Kıta

Kanarya Adaların’dan Gran Canaria adasını bisikletle keşif notları ve mini gezi rehberi.

Bu yılı İtalya’nın Sardenya adasında bisiklet turunda karşılamış ve Sicilya ve Rodos bisiklet turlamız kadar çok keyif almıştık. Eve döndükten bir kaç gün sonra Kanarya Adaları turizm tanıtım ofisinden mail alınca bir an bile düşünmeden adayı bisikletle keşfetme davetini kabul ettik. Ocak ayının buz gibi havasından bir haftalığına kaçıp 25 derece sıcaklıkta Atlas Okyanusunun ortasında bir adada bir hafta geçirmek reddedilemeyecek kadar güzel bir teklifti.

gran-canaria-gezi-rehber

Gran Canaria adasına ilk ayak basan ünlü Kristof Kolomb olmuş. Okyanus aşırı keşiflerinde adaya sık sık uğrayan Kolomb’dan sonra adalılar kendi hallerinde yaşamlarını devam ettirken 50’li yıllarda kuzey ülkelerinin soğundan kaçan İskandinavyalıların başlattığı charter seferleri ile kitle turizmiyle tanışmışlar. Kanarya Adaları, bugün Avrupalıların kış aylarında oldukça sık tercih ettikleri bir destinasyon.

Gran Canaria, Kanarya Adaları arasında ziyaret ettiğim ikinci ada. Yıllar önce yine kış aylarında soğuktan kaçıp Fuerteventura adasında almıştım soluğu. O dönemde dijital fotoğraf makinem olmadığı için Fuerteventura gezisini blogda paylaşamadığımdan benim hafızamda bir anı olarak kalmaya devam edecek.

gran-canaria-gezi-bisiklet

Gran Canaria için minyatür kıta deniliyor çünkü adada bulunan 40 farklı mikroklima sayesinde çevresi 200 km olan küçücük adada onlarca farklı bitki örtüsü bulunuyor.

Las Palmas de Gran Canaria

Gran Canaria, yusyuvarlak bir ada ve kuzeyinde minicik bir çıkıntısının üzerinde başkent Las Palmas yer alıyor. Las Palmas şehri oldukça kozmopolit ve canlı bir şehir. Modern ve tarihi şehir merkezlerinin ikisi de görülmeye değer.

Koloniyal dönemin mimarisinin tüm örneklerinin bulunduğu Vegueta, tarihi şehir merkezi, limandan sadece 5 km mesafede ve bisiklet yolunu kullanarak rahatlıkla erişilebiliyor. Modern şehir merkezinde ise Avrupa’nın en güzel kent plajı Las Canteras etrafında yoğunlaşan dinamik bir hayat var.

Kış aylarında en üşüdüğünü zamanlarda kaçamak yapmanızı tavsiye edeceğim büyük kanarya adası, Gran Canaria  için tavsiyelerim şu şekilde:

1- Las Palmas Bisiklet Turu

16 km, bisiklet yolu. Strava Kaydı

Şehrin tamamını güvenli bir şekilde bisikletle gezebilirsiniz. Bisiklet yollarının dışında kalan yolların çok büyük bir kısmında ‘bisiklet öncelikli’ sokaklar olduğu için yollarda araçlar tarafından sıkıştırılmadan ve taciz edilmeden şehrin tadını çıkarabilirsiniz. Keyifli bir turun ardından gün batımında kent plajında sizi muhteşem bir deniz bekliyor.

gran-canaria-playa-canteras

2- Vegueta

Las Palmas limanından sadece 5 km güneyde bulunan tarihi şehir merkezi çok bakımlı ve güzel. Hem adanın tarihi hem de Kanarya adaları yerlileri ile ilgili bir çok müzenin de bulunduğu Vegueta, aynı zamanda akşamları ‘tapas turları’ için de tercih ediliyor.

Las-Palmas-Gran-Canaria

3- Grand Canyon eMTB Turu

54 km, 2161 mt irtifa kazanımı, asfalt ve toprak yol. Stava kaydı.

Maspalomas çıkışlı bir kanyon turunu kesinlikle tavsiye ederim. Minnacık bir adanın üzerinde nasıl bu kadar farklı coğrafların olabileceğine inanamayacaksınız. Bir anda kendinizi ormanlar yok oluyor ve rengarenk çiçeklerin açtığı çölümsü tepelerde buluyorsunuz.

gran-canaria-mtb-bisiklet

4- Kuzey Ormanları MTB Turu

31 km, 820 metre irtifa kazanımı, toprak yol ve single trail. Strava Kaydı.

Las Palmas’a 20 km mesafede bulunan Arucas ve etrafı yemyeşil tepelerle kaplı. Orman parkurlarında her türlü adrenalin düşkünü için parkur bulunuyor. Bizim yaptığımız rotayı izlemeyi deneyebilir veya rehberli bir tura katılıp yol izi sürmek yerine etrafın tadını çıkarabilirsiniz.

gran-canaria-bisiklet-gezi

5- Adanın merkezinde Yol Bisiklet Turu

54 km, 2500 metre irtifa kazanımı, asfalt. Strava Kaydı

MTB parkurları çok güzel çok çeşitli ama bence Gran Canaria’da en güzel şey yol bisikletine binmek. Asfalt kalitesi muhteşem, adanın merkezinde trafik yok denecek kadar az, yol boyunca gördüğünüz bisikletli sayısı araba sayısının üç katı. Parkurların sunduğu manzalar o kadar güzel ki, yorgunluk hissetmiyorsunuz.

gran-canaria-bisiklet

6- Tapas

Hafif akşam yemeği için ideal. Bira veya şarap eşliğinde her akşam farklı 5 çeşit tapas deneseniz bile bir haftada hepsini yedim denedim diyemeyezsiniz. Las Palmas’taki ‘mercado central’  in (kapalı pazar) harika atmosferinde tapas turu yapmanızı tavsiye ederim.

7- Maspalomas

Çöl ve denizin en güzel birleştiği yerlerden birisi Maspalomas. Oteller bölgesi olarak da adlandırabileceğimiz bu yeri görmeden dönmeyin.

grancanaria-Maspalomas

8- Poema Del Mar

‘Akvaryum’ derseniz kızıyorlar. ‘Su temalı park’ derseniz de pek hoşlanmıyorlar. O zaman burası ne diye sorduğunuzda ‘Suyun Hayatı’ diyorlar. Evet, itiraf ediyorum, hayatıma gördüğüm en güzel su canlıları parkı.

poema-del-mar-gran-canaria

9- Roque Nublo Trekking

Her gün bisiklete de binilirya derseniz, o zaman bir gün mola verin ve adanın en yüksek noktasına yürüyerek çıkın. Parkurların hepsi işaretlenmiş ve rota oldukça kolay.

gran-canaria-trekking

10- Surf

Gran Canaria adası için açık hava spor salonu diyorlar, çok haklılar. Aklınıza gelebilecek her sporu yapma şansınız var. En güzeli de daha önce hiç deneyimlemediğiniz bir şeyi ilk kez burada deneyebilirsiniz çünkü ihtiyacınız olan malzeme, rehber ve yol desteğini sunan işletmeler var. Gran Canaria’da surf yapmak işte bunlardan sadece birisi.

gran-canaria-las-palmas

Gran Canaria’da Bisiklet Kiralamak

Kaldığımız süre boyunca 4 farklı bisiklet ile 4 farklı türde tur yaptık. Free-Motion firması, bisikletlilerin mutluluğunu kendisine misyon edinmiş ve sizin bile aklınıza gelemeyecek detayları düşünmüş. Yapmanız gereken tek şey, onlar bir mail atıp, boyunuzu ve kilonuzu vermeniz. Gerisini onlar düşünüyorlar. Rehberli tur, rehbersiz tur (size GPS datası veriyorlar), kask, kıyafet, harita vs herşeyi temin ediyorlar. Firmanın bisikletlerinin hepsi bu yılın modelleri çünkü bu yüksek kalite bisikletleri kiralayıp kullanan kişiler, çok memnun kaldıklarında satın alıp eve götürüyorlar. Dolayısıyla evdeki bisikletinizden daha kaliteli ve pahalı bir bisiklet ile Gran Canaria’nın tadını çıkarabilirsiniz.

İyi Tatiller

Gran Canaria: Minyatür Kıta yazısı ilk önce bisikletizm üzerinde ortaya çıktı.

Bisikletle Valencia Gezi Rehberi

Bisikletle Valencia Gezi Rehberi

Bisikletle Valencia Gezi Rehberini yazmak şehri gördükten on yıl sonraya nasipmiş. İlk uzun bisiklet turumuzu İspanya’nın Endülüs bölgesinde yapmış, Malaga, Sevilla, Cordoba ve Granada’yı gezdikten sonra turumuzu Valencia’da sonlandırmış ve feribot ile Mallorca adasına geçmiştik.

Valencia Gezi Rehberi

10 yıl önce İspanya’da ilk bisiklet yolunu Valencia’da görmüş ve sevinmiştik. Son iki yılda Valencia, bisiklet ve yaya dostu bir şehir haline geldi. Bu değişimin nedeni ise bisiklet aktivisti Giuseppe Grezzi’nin Ulaşım Daire Başkanı olarak görevi devralması ve koltuğuna yayılıp yerleşmek yerine hızla aksiyon alması olmuş. Valencia’yı şubat ayında bir hafta boyunca gezme fırsatımız oldu ve Grezzi ile de röportaj yapabildik. Onun kısacık bir sürede şehri nasıl değiştirdiğini ayrıca başka bir yazıda anlatacağım.

Bisikletle Valencia Gezi Rehberi

Valencia Gezi Rehberi

Valencia, düz ve deniz kenarında bir şehir. Bisiklet yolları ağı var ve şehri iki tekerle sessiz sakin ve hızlı keşfetmek için oldukça uygun. Valencia’nın bir bisiklet dostu şehre dönüşmesi şehirdeki turistik hareketliliği de etkilemiş: turistler şehri bisikletle keşfediyor! Şehrin bisiklet yollarının haritasının bulunduğu turistik haritalar var ve şehir gezi rotaları bisiklete göre uyarlanmış. Onlarca bisiklet kiralama dükkanında bebek koltuklu bisikletler, cargo bike’lar ve tabiki kaliteli şehir ve yol bisikletleri kiralamak mümkün. Biz de birer bisiklet kiralayıp keşfe çıktık.

Using #valenciafilter in Valencia 🙃 #cityscape #bikelife #touristing

A post shared by Bisikletizm (@pinarpinzuti) on

Diğer pek çok Avrupa kenti gibi Valencia da nehir kenarına kurulmuş. Turia nehri, kente hayat vermiş. Bugün bu nehrin şehirde yaşayan insanların yaşamını ve alışkanlıklarını tamamıyle değiştirerek nasıl yeniden başka bir şekilde hayat verdiğini kendi gözlerimle gördüm.

Valencia Gezi Rehberi

Turia nehri sık sık taşan ve etrafa zarar veren bir nehirmiş. 1957 yılında yaşanan sel baskınında onlarca insan hayatını kaybetmiş. Dönemin yöneticileri nehrin yatağının yönünü değiştirmeye karar vermişler ve politikacılar ise şehri boydan boya geçen eski nehir yatağını otoban yapmayı teklif etmişler. Şehir halkı ayaklanmış ve nehir de yatağı da bizim, burası otoban olamaz demişler. İyiki de öyle yapmışlar, Valencia bugünki özelliğini ve güzelliğini kültür ve sosyal faaliyetlere ayrılarak bir şehir parkına dönüştürülen Turia’ya borçlular.

Valencia Gezi Rehberi Turia’nın en ucunda bulunan Cabecera Parkından başlayıp, Turia parkını gezdiğimiz, tarihi şehir merkezini keşfettikten sonra önce Marina sonra da plaja pedalladığımız Valencia turumuzun size de Valencia gezinizde rehberlik edeceğini umuyorum.

valencia gezi rehberi

Cabereca Parkı’nda Avrupa’nın en büyük açık hava hayvanat bahçesi bulunuyor. Bioparc isimli bu alanda hayvanlar kendi doğal ortamlarına yakın bir şekilde açık havada yaşarken, kapalı yerlerde tutulanlar insanlar! Ziyaretçiler kapalı kafeslerin, tünellerin içinde duruyor ve bu şekilde hayvanları rahatsız etmeden izleyebiliyor.

Valencia Gezi Rehberi Bioparc

Bioparc’a en az iki saat ayırmak gerekiyor, oldukça büyük ve güzel bir yer. Turia parkına dönüp bisiklet yolundan sabah sporlarını yapan şehir haklını izleye izleye şehir merkezine doğru pedallayadık. Eski nehir yatağı, parka dönüştürüldükten sonra spor yapan insanların sayısı üçe dörde katlamış, özellikle koşu yapanlar çok fazla. Kent haklının koşuya ilgi göstermesi ile birlikte yılın belli dönemlerinde şehir koşuları düzenlenmeye başlamış ve bugün Valencia’nın çok tanınmış uluslararası bir maraton organizasyonu bile var (otoban yerine park yapmanın etkisi işte).

Valencia Gezi Rehberi

Şehir merkezine Serranos Kulesinden giriyor ve yine kısa bir süre önce yayalaştırılmış sokaklarda rahat rahat ünlü Placa de la Virgen ‘e ulaşıyoruz. Bu meydan günün her saati kalabalık ve hayat dolu. Katedral ve kuleleri ziyaret edip, şehrin diğer meydanlarında vakit geçirdikten sonra bir şeyler atıştırmak için kapalı pazar yerine Mercato Central‘e gittik.

Valencia Gezi Rehberi

Hergün öğlen saatlerine kadar açık olan kapalı pazarın mimarisi muhteşem. Sebze ve meyve satıcılarının yanı sıra bir alt katta deniz mahsülleri satılıyor. Pazarın etrafındaki minik büfelerde atıştırmalık taze birşeyler bulmak mümkün.

Valencia Gezi Rehberi

Pazar yerinin hemen ön tarafında bulunan tarihi kilise ve İpek Yolu ticaretinde önemli bir takas merkezi olan bina, La Lonja, yine görülmeye değer yerler. Ama en güzeli de bu meydanlardaki park yerlerinin kaldırılmış ve yerlerine saksılarda ağaçların ve bankların yerleştirilmiş olması. Otomobilden alınan alan insanlara geri verilmiş ve şu anda belediye sonuçları bekliyor. Buradaki esnaf bu yeni uygulamayı beğenir ve kabul ederse, saksıdaki ağaçlar kalıcı olarak sokağa dikilecek ve meydan motorlu araç trafiğine kapatılacak. Esnaf şimdiden çok memnun görünüyor.

Valencia Gezi Rehberi

Sakin sokaklardan ve rengarenk meydanlardan geçip tekrar Turia parkına dönüp bisiklet yolunda denize doğru ilerliyoruz. Konserlerin yapıldığı görkemli Müzik Sarayı’nı geçip City of Arts and Sciences (Sanat ve Bilim Kompleksi)’a ulaşıyoruz. Görünce etkilenmemek mümkün değil. Etrafı havuzlarla çevrili muhteşem binalar müze, sinema, opera gibi farklı kültürel faaliyetlere ev sahipliği yapıyor.

Valencia Gezi Rehberi

Dışı da içi de çok etkileyi olan bu kompleksin biraz daha ilerisinde devasa bir akvaryum,  Oceanografic bulunuyor. Suyun altındaki ve üstündeki yaşam ile ilgili herşeye yer verilmiş. Oceanografic’de bir saat kaldıktan sonra yine bisiklet yolundan rahatlıkla Marina’ya ulaştık.

Valencia Gezi Rehberi

Valencia, Avrupa’nın en temiz ve güzel şehir plajlarına sahip. Deniz kenarında doğmuş ve büyümüş birisi olarak, İzmir’de evimden gördüğüm denize giremiyor olmak beni hep üzmüştür. Bu yüzden plajları olan büyük şehirlerde yaşayan insanlara hep imrenirim. Ne güzel, öğle tatillerinde veya iş çıkışı plaja gidebiliyorlar derimValencia Gezi Rehberi

Valencia Bisiklet Turumuzu güneşin batışını izlediğimiz Malvarrosa plajında sonlandırdık.

Valencia Gezi Yazılarının devamı: Valencia’nın kuzeyde bulunan şehir bostanlarına bisiklet turumuzu ve güneydeki Albufera bölgesindeki göl gezimizi de önümüzdeki günlerde anlatacağım.

Bisikletle Valencia Gezi Rehberi yazısı ilk önce bisikletizm üzerinde ortaya çıktı.